LUMS
Ana SayfaHakkımızdaHizmetlerEkibimizTestlerBlogİletişim
loginGirişRandevu Al
Ana SayfaHakkımızdaHizmetlerEkibimizTestlerBlogİletişimGiriş YapRandevu Al
LUMSDANIŞMANLIK

Zihinsel iyi oluş yolculuğunuzda güvenilir, bilimsel ve empati odaklı modern danışmanlık yaklaşımı.

Hızlı Menü

  • Hakkımızda
  • Hizmetler
  • Ekibimiz
  • Kariyer
  • Blog
  • SSS

İletişim

  • location_onMurat Reis, İnönü Cd. No:286, 35280 Konak/İzmir
  • phone+90 (554) 486 77 44
  • mailinfo@lumosdanismanlik.com
HEMEN RANDEVU AL

© 2026 LUMOS DANIŞMANLIK. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.Made withbyFoxper Studios

KVKKGizlilikÇerezler

Lumos Danışmanlık — Eylül Yıldız Peker · Telif hakkı ve hukuka aykırı içerik bildirimleri: info@lumosdanismanlik.com

Erteleme Alışkanlığı Neden Oluşur? Her Erteleme Tembellik midir?
arrow_backBLOGA DÖN
  1. Ana Sayfa
  2. chevron_rightBlog
  3. chevron_rightErteleme Alışkanlığı Neden Oluşur? Her Erteleme Tembellik midir?
GENEL24 Temmuz 2026

Erteleme Alışkanlığı Neden Oluşur? Her Erteleme Tembellik midir?

Erteleme çoğu zaman tembellik değil, zor duygulardan kaçınma biçimidir. Ertelemenin nedenlerini ve döngüyü kırmanın yollarını anlatıyoruz.

Hiç yapmanız gereken önemli bir işi son güne bıraktığınız oldu mu?

Belki teslim etmeniz gereken bir rapor, belki uzun zamandır yapmak istediğiniz bir telefon görüşmesi, belki de sadece dolabınızı toplamak... Gün boyunca "Birazdan başlayacağım." dersiniz ama o "birazdan" bir türlü gelmez.

Sonra da kendinize kızarsınız.

"Ben neden hep böyle yapıyorum?"

İşte bu soru, birçok kişinin düşündüğünden çok daha yaygın.

Çoğu zaman ertelemeyi tembellikle açıklamaya çalışıyoruz. Oysa işin perde arkasına baktığımızda, durum her zaman bu kadar basit olmayabiliyor.

Erteleme çoğu zaman tembellikten değil, bir görevin uyandırdığı rahatsız edici duygulardan kaçınma isteğinden kaynaklanır. Başarısız olma korkusu, mükemmeliyetçilik, nereden başlayacağını bilememe ve düşük motivasyon en sık nedenlerdir. Kısacası ertelenen şey çoğu zaman görevin kendisi değil, o görevin hissettirdiği kaygı ya da yetersizlik duygusudur.

Ertelemek bazen kendimizi koruma şeklimizdir

İlginç gelebilir ama zihnimiz bazen bizi rahatsız edecek duygulardan uzak tutmaya çalışır.

Örneğin önemli bir sunum hazırlayacaksınız.

Sunumun kendisi değil, "Ya kötü geçerse?" düşüncesi sizi yoruyor olabilir.

Ya da sınava çalışmanız gerekiyordur ama başarısız olma ihtimali aklınıza geldikçe masaya oturmak daha da zorlaşır.

Bu durumda ertelenen şey aslında görev değil, o görevin hissettirdiği duygudur.

Mükemmel yapmak istemek de erteletebilir

Danışanlarla çalışırken sık karşılaştığım düşüncelerden biri şudur:

"Tam hazır hissetmiyorum."

İlk bakışta kulağa mantıklı geliyor.

Biraz daha hazırlanayım.

Biraz daha araştırayım.

Biraz daha bekleyeyim...

Fakat bazen o "biraz daha" haftalara, hatta aylara dönüşebiliyor.

Çünkü mükemmel bir zamanı beklemek, çoğu zaman başlamayı geciktiriyor.

Gerçek şu ki çoğumuz bir işe başladıktan sonra öğreniyoruz. Kusursuz başlangıçlar sandığımız kadar sık yaşanmıyor.

Motivasyon her gün aynı olmaz

Sosyal medyada sık sık "Yeterince istersen başarırsın." gibi cümlelerle karşılaşıyoruz.

Keşke hayat gerçekten bu kadar kolay olsaydı.

Gerçekte ise bazı sabahlar enerjik uyanıyoruz, bazı sabahlar ise yataktan çıkmak bile zor geliyor.

Bu yüzden hayatımızı sadece motivasyona göre planlamak çoğu zaman sürdürülebilir olmuyor.

Düşünün.

Her gün dişinizi fırçalarken motive oluyor musunuz?

Muhtemelen hayır.

Ama bunu yine de yapıyorsunuz.

Çünkü bazı davranışlar motivasyondan çok alışkanlıklarla devam ediyor.

Belki de ertelediğiniz işi beklemek yerine, onu küçük bir alışkanlığa dönüştürmek daha işe yarar bir başlangıç olabilir.

Kendinize nasıl konuşuyorsunuz?

Erteleme davranışından sonra çoğu kişinin iç sesi oldukça sert olabiliyor.

"Yine yapamadım."

"Benden bir şey olmaz."

"Ben zaten çok düzensizim."

Bir süre sonra bu cümleler yalnızca moralimizi bozmakla kalmıyor, yeni bir işe başlamayı da zorlaştırıyor.

Çünkü insan, sürekli eleştirildiği bir ortamda çalışmak istemez.

Kendinize bunu bir arkadaşınıza söyler gibi söyleyip söylemeyeceğinizi düşünün.

Muhtemelen söylemezdiniz.

O halde neden kendinize söylüyorsunuz?

Peki bu döngüyü değiştirmek mümkün mü?

Tek bir yöntem herkeste aynı sonucu vermez.

Ancak işe küçülterek başlamak çoğu zaman düşündüğümüzden daha etkilidir.

Bir saat çalışmak yerine beş dakika çalışmayı hedeflemek…

Bütün evi toplamak yerine sadece çalışma masasını düzenlemek…

Kitabın tamamını okumak yerine ilk üç sayfayı açmak…

Bu küçük adımlar bazen zihnimizin "başlayamam" dediği noktayı aşmamıza yardımcı olur.

Çünkü çoğu zaman en zor kısmı işi yapmak değil, başlamaktır.

Son olarak...

Kendinizi sürekli erteleyen biri olarak tanımlıyor olabilirsiniz.

Ama belki de asıl ihtiyacınız olan şey, kendinizi suçlamak yerine sizi durduran nedeni merak etmektir.

Bir sonraki erteleme anında kendinize şu soruyu sormayı deneyin:

"Ben şu an gerçekten neyi erteliyorum? Yapacağım işi mi, yoksa o işin bende uyandırdığı duyguyu mu?"

Bazen bu sorunun cevabı, çözümün ilk adımı olabilir.

Kaynaklar

  • Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review of quintessential self-regulatory failure. Psychological Bulletin, 133(1), 65–94.
  • Sirois, F. & Pychyl, T. (2013). Procrastination and the priority of short-term mood regulation. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115–127.
psychology

YAZAN

Eylül Yıldız Peker

OKUMAYA DEVAM ET

Tümünü Gör
Erteleme Alışkanlığı ve Akademik Motivasyon Arasındaki İlişki
Akademik Gelişim

Erteleme Alışkanlığı ve Akademik Motivasyon Arasındaki İlişki

Online Psikolojik Danışmanlık Nasıl İlerler?
Psikolojik Danışmanlık

Online Psikolojik Danışmanlık Nasıl İlerler?

Kurumsal Danışmanlıkta Çalışan İyi Oluşu (Well-being) Neden Önemli?
Kurumsal Well-being

Kurumsal Danışmanlıkta Çalışan İyi Oluşu (Well-being) Neden Önemli?